🪆 Sözleşme Damga Vergisi Muhasebe Kaydı
gnnqk1. Sözleşmelerin damga vergisini taraflardan hangisi öder?En önemli noktayı en başta söyleyelim; birden fazla kişi tarafından imzalanan kâğıtların damga vergisinin ödenmesinden, imza edenlerin tamamı müteselsilen kendi aralarında verginin kim tarafından ödeneceğini belirleyebilirler. Bunu imzaladıkları sözleşmeye de koyabilirler. Ancak bu durum vergi dairesini bağlamaz. Vergi dairesi bir kâğıdın vergisinin ödenmediğini veya eksik ödendiğini tespit ederse, sözleşmeyi imzalayanların herhangi birisinden tahsil eder. Vergi dairesinin vergiyi tahsil ettiği taraf, sözleşmeye göre ödemeyi yapması gereken taraf değilse, diğer taraftan özel hukuk hükümlerine göre isteyebilir. Bu vergi dairesini ilgilendirmez. Şimdi diğer konulara bakalım. Yasal süresi içinde yükümlülüğün yerine getirileceği varsayımıyla, kim beyanname verir, vergiyi kim ve nasıl öder?Damga vergisi ödeme şekilleri Damga vergisinin üç ayrı ödeme şekli vardır. Sözleşmelerin damga vergisi esas olarak makbuz karşılığı ödenir. Bu yöntem aslında beyan esasıdır. Damga vergisi beyannamesiyle vergi beyan edilir ve ödenir. Ödeme karşılığında makbuz üretildiği için yönteme “makbuz verilmesi suretiyle ödeme” sayılan bazı kağıtların vergisi basılı damga konulması yoluyla ödenir. Bu ödeme şeklinde vergi peşin olarak ödenir ve vergiye tabi kâğıdın üzerine verginin peşin tahsil edildiğini gösteren bir damga basılır. Bu ödeme şekli daha çok sayıca fazla kâğıtların vergisinin ödenmesinde kullanılabilir. Genel olarak sözleşmelerin damga vergisi bu şekilde ödenmez. Ancak elektrik, su ve telefon gibi abonelik sözleşmelerinde kullanılması ödeme şekli istihkaktan kesinti suretiyle ödemedir. Bu yöntem, genel olarak kamu kurumları tarafından yapılan ödemelerde düzenlenen makbuzların vergisinin ödenmesinde kullanılır. Ödemeyi yapan kamu kurumu veya kanunda sayılan kurum ve kuruluşlar, düzenlenen makbuzun vergisini ödedikleri tutardan keserler ve vergi dairesine yapıştırılması yoluyla damga vergisi ödenmesi şekline 2005 yılında son vergisinin beyanı ve ödenmesi Makbuz karşılığı ödemede, mükellefiyet sürekli ve süreksiz mükellefiyet olarak iki gruba anonim şirketler olmak üzere bazı mükellefler sürekli mükellefiyet kapsamındadır. Bunlar damga vergisi defteri tutmak, bir ay içinde düzenlenen kâğıtların damga vergisini izleyen ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar beyan etmek ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödemek zorundadır. Süreksiz mükellefiyet kapsamında olanlar damga vergisi defteri tutmazlar. Ancak tuttukları defterlerinde damga vergisine ilişkin kayıtları da yapmak zorundadırlar. Bunlar, düzenledikleri kâğıtlara ilişkin damga vergisini, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde damga vergisi beyannamesiyle beyan ederler ve vergiyi aynı süre içinde limited şirketler ve serbest meslek erbabı olmak üzere bazı mükellefl er, isterlerse seçimlik olarak sürekli mükellefiyet kapsamına damga vergisi tarafların birisi tarafından ödenebilir Sözleşmelerin damga vergisini tarafl ardan herhangi birisi beyan edebilir ve ödeyebilir. Tarafl ar isterlerse de ayrı ayrı beyan ve ödemede de bulunabilirler. Bu çerçevede örneğin iki nüsha olarak düzenlenen bir sözleşmenin her bir nüshası bir tarafça beyan taraflarının tamamı aynı müekellefiyet şekline tabi ise vergiyi beyan edecek ve ödeyecek tarafın serbestçe seçilmesinde sorun yoktur. Vergi kim tarafından ödenirse ödensin Hazine'ye intikal zamanı değişmez. Ancak sözleşmenin tarafl arından birisi sürekli mükellef iken diğer taraf süreksiz mükellefiyet kapsamındaysa, sürekli mükellefiyette beyan ve ödeme süresi daha uzun olduğu için serbestçe seçim yapmanın yasal düzenlemeye uygun olup olmadığı akla İdaresi mevcut yasal düzenleme çerçevesinde bunda bir sakınca görmemektedir. İdare verdiği tarih ve 95 sayılı özelgede özetle, sözleşmelerin damga vergisinin, sözleşmenin tarafl arının durumuna göre, aşağıdaki şekilde ödenebileceğini söylemiştir.• Sözleşmenin her iki tarafının da sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunması halinde, taraflardan herhangi biri tarafından sürekli mükellefiyet kapsamında ödenebilir İzleyen ayın yirmiüçüncü gününe kadar beyan, yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeme.• Sözleşmenin her iki tarafının da sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmaması halinde, sözleşmeye ait damga vergisi taraflardan herhangi biri tarafından süreksiz mükellefiyet kapsamında beyan edilip ödenebilir İmza tarihinden itibaren onbeş gün içinde beyan ve ödeme.• Sözleşmenin her iki tarafının da sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmaması halinde, tarafl ardan birisinin ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirilir ve sözleşmeye ilişkin damga vergisi bu tarafça beyan edilerek ödenir İzleyen ayın yirmiüçüncü gününe kadar beyan, yirmialtıncı günü akşamına kadar ödeme.Recep BIYIKVERGİ PORTALI
GİB – ÖZELGE Konu Sözleşmeden doğan damga vergisi ile kamu ihale kurum paylarının tek seferde mi gider yazılacağı yoksa satılan malın maliyeti ile mi ilişkilendirileceği İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin alınan ihaleler kapsamında resmi kurumlara akaryakıt teslimlerinde bulunduğu, akaryakıt teslimlerine ilişkin sözleşmelerin imzalandığı yıl ile akaryakıtın teslim edildiği yılın farklı olduğu belirterek, sözleşmelerden doğan damga vergisi, ihale karar damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının ödendikleri takvim yılının gideri olarak tek seferde mi gider yazılacağı yoksa sözleşme kapsamındaki teslimlerin yapıldığı takip eden yıl veya yıllarda bu teslimler oranında satılan malın maliyeti ile mi ilişkilendirileceği hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir. KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6’ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükellefin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, bu kazancın tespitinde de Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. GELİR VERGİSİ KANUNUNA GÖRE 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37’nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 38’inci maddesinde ise; “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce; 1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41’inci maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde de, işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların da safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari kazancın tespitinde “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet veya tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, şirketiniz tarafından akaryakıt satışlarına ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden doğan damga vergisi, ihale karar damga vergisi ve kamu ihale kurum paylarının, teslim edilen akaryakıt maliyetleriyle ilişkilendirilmeksizin ödendikleri dönem kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Kaynak Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı 17 Kasım 2016 Tarih 38418978-125[6-16/6]-366088 Sayılı Özelge Yasal Uyarı Bu yazıdaki bilgiler sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen bilgilerden yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgilerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
Damga Vergisi Ödemesi Neden Yapılır ? Yapmama İmkanımız Var mı ?İş Hayatında bazı işlemler sözleşmesiz olabileceği gibi, sözleşme imzalanarak işin şartlarının netleştirilmesi hem sizi hem de karşı tarafı koruması nedeni ile daha faydalı olduğu neyi, ne zaman yapacak, yapmazsa ne olur, ödeme ne zaman yapılmalı gibi konuları kağıda dökmenin şahsen ben çok faydasını karışınca, aralar bozulunca verilen sözlere değil o kağıda bakılıyor. Koca…
Damga Vergisinin Konusu Nedir? 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde “Bu Kanuna ekli 1 sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisine tabi” olduğu hükmüne yer verilmiş olup kanun metnine ekli 1 sayılı tabloda ise; çeşitli Mukavelenameler Sözleşmeler, Kira Sözleşmeleri, Kefaletler, Teminatlar, İhale Kararları, Resmi daire ve/ veya bankalara ibraz edilen Bilançolar ile İşletme hesabı özetleri, Beyannameler ve Makbuzlar sıralanarak bu kalemlerin her biri için uygulanacak vergi oranlarına ayrıca yer verilmiştir. Örneğin; Normal bir sözleşme için sözleşme bedeline uygulanacak damga vergisi oranı binde 9,48 iken, kira sözleşmesi için bu oran binde 1,89 olarak belirlenmiştir. Kanunun ilk maddesinde bahsi geçen kağıt teriminden anlaşılması gereken, herhangi bir konuda bir durumu belli etmek veya ispatlamak amacıyla yazıp imzalanan belgedir. Bu yazımızda daha çok Mukavelename ile Kefalet şerhi üzerinde durarak Damga Vergisinin hesaplanmasına dair özellik arz eden hususlara değineceğiz. Bilindiği gibi 6098 sayılı Borçlar Kanununun 26’ ncı maddesinde sözleşme serbestisi düzenlenmiş olup “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler” hükmüne yer verilmiştir. Yine Anayasamızın 48. maddesinde de “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir” hükmüne yer verilmiştir. Bu bağlamda taraflar ahlaka, adaba, hukuka ve kişilik haklarına aykırı olmamak şartıyla, istediği alanda/konuda karşılıklı irade beyanı ile sözleşme yapabileceklerdir. Tarafların herhangi bir konuda sözleşme yapmalarının nedeni yaptırdıkları iş ya işlemlere hukuki güvence kazandırmak istemelerindendir. Sözleşmedeki şartlara aykırı davranıldığı takdirde mahkemede ya da icra dairelerinde sözleşmenin dayanak belge olarak sunulabilmesi için karşılıklı tanzim ettikleri bu sözleşmelerin resmi nitelik kazanması gerekmektedir. İşte bu resmiyet ancak sözleşmeye ait damga vergisinin tahakkuku/ödenmesi ile mümkündür. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 26’ ncı maddesinde “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” hükmüne yer verilerek resmi dairelerin ve burada çalışan memurların önlerine gelen sözleşmelere/kağıtlara ait damga vergisini aramadan işlem tesis edemeyeceğini, öncelikle damga vergisinin ödenme şartını arayacağını belirtilmiştir. Damga Vergisini Mükellefi Kimlerdir? Damga vergisinin mükellefi sözleşmede imzası bulunanlardır. Sözleşmede imzası bulunanlar damga vergisinin ödenmesi yönünde müteselsilen sorumludurlar. Vergi Dairesi sözleşmede imzası bulunan taraflardan herhangi birisinden yada tamamından damga vergisini tahsil edebilmektedir; zira mezkur kanunun 24’ üncü maddesinde “… birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar.” hükmüne yer verilmiştir. Yalnız şunu belirtmek gerekir ki resmi daireler ile kişiler arasında imzalanan kağıtlara ait damga vergisinin mükellefi kişilerdir. Dolayısıyla tanzim edilen kağıtlarda mezkur kanunun 8. maddesinde bahsi geçen resmi idarelerin genel ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler imzası varsa bu kurumlar damga vergisini ödemekle sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin; Kırıkkale Üniversitesi’ ile taşeron şirket olan Güvenlik Ltd. Şti.’ arasında imzalanan sözleşmede damga vergisi Güvenlik Ltd. Şti’nden aranır. Çünkü Üniversiteler 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında Özel Bütçeli idareler arasında sayılmıştır. Genel ve Özel bütçeli idareler için 5018 sayılı kanuna ekli listeye bkz. Mukavelenamelerin Sözleşmelerin birden fazla nüshalı olması ve Sözleşmelerde kefalet’ şerhinin bulunması durumunda Damga Vergisi nasıl hesaplanır? a Nüsha& Suret/fotokopi ayrımı Konu ile ilgili olarak 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 5’inci maddesinde düzenleme yapılarak 6728 sayılı kanunun 23 üncü maddesiyle değişen cümle;Yürürlük nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtlardan, maktu vergiye tabi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda; nispi vergiye tabi olanların ise sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.” hükmüne yer verilmiştir. Konuyu daha iyi anlamak için “Nüsha” ve “Suret” ayrımını açıklığa kavuşturmak yararlı olacaktır. Şöyle ki; nüsha; bir kağıdın birden çok defa düzenlenmesi ve her kağıdın ayrıca ıslak imza/e-imza ile imzalanmasıdır. Suret ise aslı gibi olan ve aslının fotokopisi diyebileceğimiz yetkili kişinin aslı gibidir kaşesini/imzasını taşıyan, taraflarca ayrıca imzalanmayan kağıttır. Dolayısıyla tarihinden itibaren imzalanan birden çok nüshalı nispi vergiye tabi sözleşmelerde sadece tek nüsha üzerinden damga vergisi hesaplanacak, maktu kağıtlarda ise her bir nüsha için ayrı ayrı ve aynı oranda damga vergisi hesaplanacaktır. Konu ile ilgili olarak yayımlanan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın tarih ve 19 sayılı Damga Vergisi Sirküsünde; “…mezkur kanuna ekli 1 sayılı tabloda yazılı şartları haiz kâğıtların resmi dairelere ibraz edilecek suretleri’ maktu damga vergisine tabibidir.” hükmüne yer verilmiş olup resmi dairelere ibraz edilen suret/fotokopi için maktu damga vergisi tutarı 0,80 TL olarak belirlenmiştir. Örneğin; Resmi idarelere ibraz edilen Bir kira sözleşmesinin fotokopisi için, velev ki nispi tutarlı bir sözleşme olsun, maktu oranda damga vergisi tahsil edilmesi gerekmektedir. b Kefaletli Adi ve Müteselsil KefilliKira Sözleşmeleri 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 6’ncı maddesinde “Bir kağıtta biribirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların herbirinden ayrı ayrı vergi alınır. Bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga Vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır.” hükmüne yer vermiştir. Örneğin bir sözleşme içeriğinde hem kira ile ilgili hem de kiradaki gayrımenkulün onarımı ile ilgili hükümlere yer verilerek bedel belirlenmiş ise birbirinden bağımsız olan farklı iki akit için ayrı ayrı damga vergisi alınacaktır. Başta da bahsettiğimiz gibi kira sözleşmeleri, sözleşme süresi baz alınarak kira bedeli üzerinden binde oranında damga vergisine tabidir. Kefalet şerhi için damga vergisi oranı ise binde Oranlar ile ilgili detaylı bilgi için Bu Kanuna ekli 1 sayılı tabloya bkz. Bazı kira sözleşmelerinde tarafların tercihine göre kefilin de imzası olabilmektedir. Dolayısıyla kefilli olarak düzenlenen kira sözleşmelerinde damga vergisi hesaplanırken kira bedeline farklı oranlar uygulanarak Damga Vergisi hesaplanacaktır. Şayet Kira sözleşmesinde tarafların yanında “Müteselsil Kefil” ya da “Müşterek borçlu” şerhi ile kefilin’ de imzası bulunuyorsa kira bedeli binde oranında damga vergisi ile çarpılarak hesaplanacaktır. Buradaki kira sözleşmesi için ayrıca binde oranı uygulanmayacaktır; çünkü “Müteselsil Kefil” ya da “Müşterek borçlu” şerhi kiralama işleminden doğmuştur dolayısıyla birbirine bağlı ve bir asıldan doğma olan işlemlerde Damga Vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren işlem üzerinden alınır ki bu durumda en yüksek vergi alınması gerektiren işlem binde oranlı kefalet şerhidir. Eğer ki kira sözleşmesinde sadece “kefil” ya da “adi kefil” şerhi varsa bu durumda toplam kira tutarı üzerinden “adi kefil” için ayrı binde9,48 ve kira sözleşmesi için ayrı binde1,89 olmak üzere toplamda binde 11,37 oranı uygulanarak damga vergisinin hesaplanması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin diğer sözleşmeler için de bu geçerlidir tanzim tarihini izleyen 15 gün içerisinde Damga Vergisinin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir, aksi durumda Vergi Dairesince her geçen gün için gecikme zammı/faizi da tahsil edilerek cezalı tarhiyat yapılacaktır. Ancak Sürekli Damga Vergisi mükellefiyet kaydı olan mükellefler bu ay içerisinde tanzim ettikleri sözleşmelere ait damga vergisini izleyen ayın 23’üne kadar beyan edip 26’sına kadar ödeyebilmektedir. Örneğin Bankalar ya da Anonim Şirketlerin zorunlu olarak sürekli damga vergisi mükellefiyet kaydı açtırmaları ve bir ay içinde yaptıkları sözleşme vs ait damga vergisini izleyen ayın 26’sına kadar beyan edip ödemesi gerekmektedir. Not Sürekli Damga Vergisinde beyan ve ödeme süresinin tarih ve 115 Vergi Usul Kanunu VUK sirküsü ile 26’sı olarak belirlendiği unutulmamalıdır. Örnek Bay A İş yerini tarihinde X Ltd. Şti’ye 5 yıllığına yıllık Net TL karşılığında kiraya vermiştir. Kira sözleşmesinde “Adi Kefil” şerhi ile Bay B’nin de imzası bulunmaktadır. Bu durumda damga vergisi nasıl hesaplanır? Tarafların Sürekli Damga Vergisi Mükellefiyet Kaydının bulunmadığı varsayılacaktır Formül= [Brüt yıllık Kira bedeli x oran] x yıl sayısı. Brüt kira hesaplama = yıllık net kira/0,80 şeklinde hesaplanabilir. Brüt Kira = 0,80 = TL x 5 Yıl = TL x binde = 852,75 TL damga vergisinin tarihine kadar Vergi Dairesine beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Adi kefilli Kefalet için binde 9,48 +Kira Sözleşmesi için binde 1,89 olmak üzere toplamda 11,37 oranı uygulanmıştır. Damga Vergisinden İstisna Olan Bazı Kira Sözleşmeleri Damga Vergisinden istisna olan akit ve kağıtların yer aldığı mezkur kanununa ekli 2 tabloya da kısaca değinmekte yarar var. Bazı sözleşme ve kağıtlar Damga vergisinden istisna edilmiştir. Konumuzla ilgili olan bir kaç tane istisnayı şöyle sıralayabiliriz Sabit istihsalüretim araçlarına ait kira mukavelenameleri. Dernek ve vakıflarca yerleşim yeri, gerçek kişilerce mesken olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadî işletmelere dahil olmayan taşınmazlara ilişkin kira mukavelenameleri ile bu mukavelenameler üzerine konulacak kefalet şerhleri ve teminatlar. Gelir vergisinden muaf esnaf, muaf serbest meslek erbabı ile basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanan ve iktisadî işletmelere dahil olmayan taşınmazlara ilişkin kira mukavelenameleri ile bu mukavelenameler üzerine konulacak kefalet şerhleri ve teminatlar. Örneğin; Basit Usule tabi olan bir mükellefe iş yerini kiraya veren Bay A’dan ya da Basit usul mükellefinden sözleşmenin damga vergisi aranmayacaktır. Yin konut kira sözleşmelerinden de damga vergisi alınmayacaktır. Sonuç Belli bir durumu ispat etmesi ve hukuki açıdan delil olma niteliğini taşıması bakımından sözleşmelerin resmiyet kazanabilmesi için, sözleşmenin tanzim tarihini izleyen 15 onbeş gün içerisinde yetkili Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurarak sözleşmeye ait damga vergisinin yatırılması tarafların ilerleyen zamanlarda hukuki ve vergisel yönden mağduriyet yaşamasının önüne geçecektir. İki tarafın imzasını taşıyan Kira sözleşmelerinde kira bedeli üzerinden binde 1,89 oranında; tarafların yanında kefilin de imzasının bulunması durumunda binde 11,37 oranında; müteselsil kefilli kira sözleşmelerinde ise binde 9,48 oranında damga vergisi tahsil edilecektir. Kaynakça 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu 6098 sayılı Borçlar Kanunu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu tarih ve 19 sayılı Damga Vergisi Sirküleri tarih ve 115 VUK Sirküleri Kaynak
sözleşme damga vergisi muhasebe kaydı