🦦 Insan Kendine Nasıl Değer Verir
Sevgi sevgiyle çoğalır, yeşertir çorak çölleri, sümbüller, laleler açar oralarda. Sevgi o dur ki can verir ruhlara, derman verir hasta bedenlere, şifa olur acılara. Sevgidir özümüz, sevmektir çıkarımız. Gerçek sevgi odur ki masum bir çocuk edasıyla bakabilmektir sevdiğine aslında, içten, yalansız, doğal olabilmektir.
Güvenilir olmak: Hayatı boyunca, davranışlarında ve yaşamında doğruluğu kendine ilke edinen insanlar toplumda güvenilir insan olarak kabul görür. Toplumda güvenilir insan olarak bilinen kişilerin sözlerine değer verilir, kendilerine saygı gösterilir. Zor durumlarda hakemliklerine müracaat edilir.
nasıl oluyor bilmediğim bir durum. kendine acımasız davranan biri olarak bana çok uzak bir davranış gibi geliyor. sanırım bu biraz insanın kendini kabullenmesiyle de ilgili bir kavram. kendini sevmesi, kendine değer vermesiyle alakalı. kendini sevmeyen başkasını da sevemez derler, ama durum biraz karışık gibi. ya da ben çok yanlış anlıyorum her şeyi. öğretilmiş bir
Sadeceiki kez hata yaparız: kendimize değer verdiğimizde ve diğerlerine değer verdiğimiz zaman. Leonid Baltsan. Bir erkek, takdir ettiği kadar değerlidir. Francois Rabelais. Kendine düşük değer verirsen, dünya sana bir kuruş daha sunmaz. Sonya Henie. Kendini abartmış birini küçümsemek tehlikelidir. Franklin Roosevelt.
Değereğitimi programında değerler eğitiminin amaçlarını Arweck ve Nesbitt (2003, s. 249) şu şekilde sıralamıştır: ü Dünyadaki tüm insanların farklı değerler hakkındaki görüşlerini yansıtmaya yardımcı olmak. ü İnsanların toplum içerisinde karşılaştıkları sorunlara sosyal çözüm getirmelerine yardımcı olmak.
Eşeğefazla değer verirsen, kendini yarış atı sanırmış. Mesafe iyidir. Ne haddini aşan olur ne de canını sıkan. Ey Can! Hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer verme. Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin. -Hz. Mevlana-. Bu hayatta hiç vasfı olmayan insan kendine çok değer verildiği halde hiç değer bilmeyendir.
Günün hangi saatinde yaptığınızın hiçbir önemi yoktur. 3. Gülmeyi rutin hale getirin. Kendinizi güldürmeye çalışın. Televizyon, sinema, radyo programı veya bir podcast, ne olduğunun bir önemi yok. Önemli olan şey, o mizah duygusunu size veren bir kanal bulmanız. Her gün gülmeye çalışmanın etkisi inanılmazdır ve
Busayfamızda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan yeni güncel müfredat kapsamında ilkokul 4. sınıf İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersi kazanımlarını bulabilirsiniz. 4. sınıf İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersi 6 ünite, 29 kazanım ve 36 ders saatinden oluşmaktadır.
Kendinegüven, kendinize inanmak, gücünüz ve yetenekleriniz gibi farklı bir şeydir. Kendine güvenen bir insan, arzularının gerçekleşmesi gerektiğinden ve bunun için yeterli güç, enerji ve yeteneklere sahip olduğundan emindir. Kesin bir şey yoksa, o zaman bir şey elde etmek çok zordur.
s7pPzjz. Aynaya baktığında kimi görüyorsunuz? Güvendiğiniz, hayran olduğunuz ve inandığınız birini görüyor musunuz? Yoksa her zaman hata yapan ve yetersiz kalan birini mi görüyorsunuz? Gerçek şu ki, gördüğünüz kişi görsel olarak baktığınız şeyle çok az ilgili. Herhangi bir zamanda kafanızdaki küçük sesin sizin hakkınızda söyledikleriyle ilgisi var. Kafanızdaki o küçük ses, sürekli olarak her şeyi yargılıyor… bu sizin kendinize verdiğiniz değer. Öz değerin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilir. Kendine değeriniz zaman zaman sizi layık görmüyorsa, bu makale tam size göre. İşte kendine değerinizi arttırmanın ve kendinize daha çok güvenmenin yolu Kendine, güven inşa etmek için izin ver “Kendine olan değerin, bir şeyi başarmada kendi yeteneğine ne kadar güvendiğindir.” Yükseltme ve ya terfi talep ederken yüksek bir öz değere sahip olabilirsiniz. Bununla birlikte, geniş bir insan grubunun önünde sunmanız istendiğinde kendi kendine düşük bir değere sahip olabilirsiniz. Kendine güvenme yeteneğin, gerçekleştirdiğin faaliyetteki rahatlığınla doğrudan bağlantılıdır. Her durumda kendinizi nadiren rahat bulacaksınız. Örneğin, kariyerinize ilk başladığınızda yeteneklerinizden çok emin değildiniz, ancak zaman içindeki değerinizi anladınız. Kazandığınız deneyimler sayesinde sizin sunacak çok şeyiniz olduğunu ve birçok firmanın/insanın ilgisini çekeceğini keşfettiniz. Kontrol edemediğin şeyin senin hatan olmadığını bil Kendine olan değerin kendin hakkındaki düşüncen bu konuda çok önemlidir. Bu şekilde tuttuğundan emin ol. Kendine değerin, başkalarıyla etkileşime bağlı olmamalıdır. Buna bakmanın başka bir yolu neyi kontrol edebileceğinizi kontrol etmektir. “Çaba ve tutum gibi şeyleri kontrol edebilirsiniz, ancak diğer insanların tepkilerini kontrol edemezsiniz.” İnanması zor olsa da, hayatta karşılaştığınız tepkilerin çoğunun sizinle bir ilgisi yok. Bu kişi genellikle kendi hayatındaki bir şeyden geçiyor ve hayatlarını nasıl etkilediğinizi anlamaya çalışıyorlar. Ya sadece kötü bir gün geçiriyorlarsa ve yanlış zamanda yanlış yerde olsaydınız? Harekete geçmek için bir zaman ayarla Hazırlık ve eylem arasında bulmanız gereken bir denge var. Hazırlıksız bir duruma rastlamak istemeseniz de sorunu fazla analiz ederek ertelemek istersiniz. Harekete geçmeden ne kadar çok zaman harcarsan, aklın sürekli hareketsizlik için yaratılmasının sebepleri o kadar fazla olur. Kendinize olan güveninizi artırmak istiyorsanız, amacınızı araştırmak için biraz zaman ayırın. Bunu başarmak için gereken süreyi, insanların sıkça karşılaştığı bazı başarısızlıkları ve bunları aşmanın yollarını anlayın. Hazırlanmak için zaman ayırarak, kendinize olan güveninizi artıracaksınız. Amacınız bu bilgileri, başarılarını yansıtmak için bir yol haritası oluşturmak için kullanmaktır. Okuduğunuz her makale, karşılaşma veya durum, başarının mümkün olduğunu bilmenizin bir nedenidir. Olumlu olarak kendinle konuş Kendinize güvenmek istiyorsanız, kendinizle cesaret verici bir şekilde konuştuğunuzdan emin olun. Asla “Bu her zaman başıma gelir” veya “Asla doğru yapamam” deme . Bu olumsuz ifadeler kendi kendine yeten kehanetler haline gelir ve kendinize inanmanızı ve güvenmenizi zorlaştırır. Bunun yerine, “bunun üzerinde çalışıyor” veya “arada bir başına gelebilecek” gibi şeyler söyleyin. Olumlu bir zihniyet geliştirin. Üçüncü kişiyi kullandığımı fark ettin mi? Deli olduğumu düşünmeden önce açıklamama izin ver Araştırmalar, kendi kendine konuşma meselelerine nasıl katıldığınızı ve kendinizle konuşmanın en iyi yolunun üçüncü şahıs olduğunu göstermektedir. Bu, düşüncelerinizle aranızda biraz mesafe bırakmanıza izin verir. Bu, farklı durumlarla uğraşırken genel stresinizi azaltmayı sağlar. Kaygınızı heyecana dönüştür Araştırmalar, endişeye bakış şeklinizi değiştirerek kendinize değer katabileceğinizi göstermiştir. Patronunuzla büyük bir toplantıdan önce sakinleşmeye çalışmak yerine endişenizi heyecan olarak görmelisiniz. Endişeli uyanıklıklarını heyecan olarak yeniden canlandıranlar, daha heyecanlı ve daha iyi performans gösteriyor. Bu ipucu, mutlaka iyi ya da kötü hiçbir şeyin olmadığı fikrini yeniden doğrular, tamamen ona nasıl tepki vereceğinizle ilgilidir. Bunun yerine, kendinize heyecanlı olduğunuzu söylerseniz, büyük şovdan önce bir atlet veya sanatçı gibi, o zaman zafer için hazırlık yapıyorsunuz demektir. Kendine yatırım yap Bir sertifikasyon için oturuyorsanız ve ilk kez başarısız olduysanız, kapsanan prensipler hakkındaki anlayışınızı arttırmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Bu, bir öğretmenle anlaşmanız, bir çalışma grubuna katılmanız veya daha iyi bir çalışma kılavuzu satın almanız anlamına gelebilir. “Savaşı kaybederseniz, stratejinizi, savaş becerilerinizi veya silahınızı geliştirmeniz gerekebilir.”
Güven, açıklık ve dürüstlük, bir çalışma ortamında işbirliğinin ne ölçüde gerçekleşeceğini belirler. Güven duygusu, sağlıklı bir ekip çalışmasının temelini oluşturur Bugüne kadar yaptığımız “Ekip Oluşturma ve Geliştirme Semineri”lerinde insanların temel değerleri ve benlik algıları ile ilgili olduğu için geliştirilmesine en çok çaba harcadığımız konu bu olmuştur. Birisine inanmanın ne anlama geldiğini herkes kalbinin derinliklerinde hisseder. Güvenilen birinin ihanetinin nasıl bir hayal kırıklığı yaratacağını hepimiz biliriz. Ancak “güven”in tanımını yapmak çok kolay değildir. Güven kavramını tanımlamak istersek kavramın karmaşıklığı ortaya çıkmaya başlar. Güven duygusu kelimelere dökülmesi zor, elle tutulmaz, gözle görülmez soyut bir kavramdır. Ancak bu duygunun yokluğu ve varlığı kendisini hayatın her anında hissettirir. Neden birine güveniriz de, bir başkasına güvenmeyiz? Güvendiğimiz bir insana karşı davranışımızla, güvenmediğimiz bir insana olan davranışımız neden farklılık gösterir. Güven duygusunun yokluğu çalışma ortamında ilişkileri, verimliliği ve herkesin sağlığını bir kanser tümörü gibi kemirir. Stephen Covey’e göre “Güven, insan motivasyonunun en yüksek biçimidir. İnsanların doğasında var olan “iyi” ve “güzel”i ortaya koymalarına imkan verir.” Güven duygusu, iş motivasyonu üzerinde bu kadar önemli olduğuna göre iş ortamında bu duygunun yaşanmasını sağlamak nasıl mümkün olabilir? Güven ortamını oluşturacak insanları bir “tohum” gibi, güven ortamının oluşacağı kurum kültürünü de bir “toprak” gibi düşünmek gerekir. Güven duygusunun yaşanabilmesi hem bireysel özelliklere, hem de şirketteki ilişkilerin kalitesine bağlıdır. Güven duygusunu yeterince açıklıkta tanımlayamasak da insan ilişkilerinin temelini bu duygu oluşturur. Güven duygusunun olmadığı hiç bir ilişki yürümez. Güven duygusu olmaksızın ne sipariş verilebilir, ne hizmet anlaşması yapılabilir, ne dostluk kurulabilir, ne de kadın erkek beraberliği sürdürülebilir. Güven duygusunun varlığı ile dostlukları, evlilik ilişkilerini, ortaklıkları ve iş anlaşmalarını başlatmak mümkün olur. Kısacası güven duygusu iş hayatında, sosyal hayatta ve özel hayattaki her türlü ilişkinin temelindeki harçtır. Başka insanlara duyulacak olan güven duygusunun temelinde kendine güven yatar. Kendine güvenmeyen insan başkalarına güvenemez. Kendi güvenilir olmayan insan da başkalarına güvenemez. Halk arasında yaygın bir deyiş vardır “Babana bile güvenme.” Biz eğitim programlarımızda ” Babana bile güvenme’ diyen insana güvenme” diyoruz. Güven üç temele dayanır. Kendine güven duymak, Güvenilir olmak, Başkalarına güven duymak. Kendine Güven Duymak İnsanın kendisine güven duyması, kendini ve sınırlarını kabul etmesi ile başlar ve kendi iç sesine kulak vermesiyle şekillenir. İnsanın temel ahlaki değerlerini ve bu konudaki kararlılığını içine alır. örneğin, kişi yanlış olduğuna inandığı bir şeyi “başkaları yapıyor” diye yapmaz. Kişi kendi niyetini ve gayretini, doğru olduğuna inandığı değerler üzerine oturtursa, çıkarının zarar gördüğü veya korktuğu durumlarda bu değerlerden kolayca ödün vermezse, kendi gözünde değer kazanır. Kendine güven, güvenilir olmak ve başkalarına güvenmenin temelini oluşturur. Türk kültüründeki “Kişiyi nasıl bilirsin? Kendim gibi” sözü bunun en güzel örneğidir. Güvenilir Olmak Güven duygusu söz konusu olduğu zaman ilk aklımıza gelen başkalarına güvenmektir. Seminerlerimizde çok defa “Karşımdakine güvenmek istiyorum ama bakalım o bu güvene layık mı? Bunu bilmeden nasıl güvenebilirim?” sözünü duyarız. Bu yaklaşım ilişkileri çıkmaza sürükleyen bir yaklaşımdır. Karşıdaki kişinin de aynı düşüncelere sahip olması ilişkiyi kitler. Bir ilişkide kendinizi karşınızdakinin yerine koyun ve onun sizi güvenilir bulup bulmayacağını düşünün. Bu soruya cevap verebilmek için, güvenilir bulduğunuz başka insanların özelliklerini hatırınıza getirin. Bir insanı güvenilir bulmak için çoğunlukla şunlara ihtiyaç vardır. Sözünü tutmak, Bütünlük sergilemek özü sözü bir olmak, Bir görevi yapacak yetkinlik ve beceriye sahip olmak, Dürüst olmak, Sorumluluk sahibi olmak. Bunların dışında bir insana güvenebilmek için o insanın sizin beklentilerinizi karşılamış olması gerekir. Bunun için de beklentilerin açıkça ortaya konması büyük önem taşır. Açıklığın temelinde bu vardır. Başkalarına Güven Duymak Başkalarına güvenmek, geçmiş yaşantılarımız ve “durumun” karşılıklı etkileşiminin sonucudur. Başkalarına güven, şu faktörlere bağlıdır. a. Beklentiler Güven genel olarak beklentilerin karşılanması olarak tanımlandığına göre, insanlar kendi beklentilerini karşılayacaklarını inandıkları kişilere güvenirler. b. Kişisel özellikler Güvenimizi hakeden insanların belirli özelliklere sahip olmasını isteriz. Bu özellikler bazen sadece bizim bildiğimiz özellikler olabilir. Kadın erkek ilişkisindeki güven çoğunlukla bu temele dayanır. c. Dünya görüşü İnsanların başka insanlara güven derecesi büyük çoğunlukla dünyayı barışa dönük veya savaşa dönük bir ortam olarak algılamalarına bağlıdır. Bu algı büyük çoğunlukla hayatın ilk yıllarında şekillenir. Birbirini destekleyici aile ilişkilerine sahip olan insanlar büyük çoğunlukla dünyayı dostluk ilişkilerinin kurulabileceği barışçıl bir ortam olarak görürler. Aksi takdirde ise dünya, güvensiz ve çevrelerindeki aldatmaya hazır insanların bulunduğu bir ortam olarak algılanır. d. RiskGüven ve risk birbirine bağlı iki kavramdır. Sonuç insanlara ne kadar zarar verecek ise “güven duymak” o kadar zorlaşır. Sonuç hiç bir risk içermiyorsa “güven duymak konu olmaz.” İnsanlar risk sonucu uğrayacağı zararı azaltmak için çok kere daha az güven duygusu gösterirler. e. çıkarlar çıkarlar ortak oldukça güven kolaylaşır. çıkarlar farklılaştıkça güvensizlik artar. “Trust In The Balance” kitabında R. B. Shaw, şirketlerdeki güven duygusunun temel taşları olarak şunları belirtmiştir. Sonuçlar Sözlerini tutan ve beklentilerimizi karşılayan insanlar bizim gözümüzde güvenilir olur. Bütünlük Davranışlarını önceden kestirebileceğimiz, dürüst, ahlaki değerlerle yaşadığını bildiğimiz insanlara daha çok güveniriz. Bütünlük, durumlardan ve zamandan bağımsız bir tutarlılıktır. İlgi Başka birinin bizim duygularımızı, ihtiyaçlarımızı hesaba kattığını ve ilgilendiğini fark edersek güven duyarız. İlgisizlik ve aldırmazlığın fark edilmesi güvensizlik duygusunu doğurur. Ekip oluşturma ve geliştirme seminerlerimizde katılımcılara “Ekibinizden veya kurumunuzdan kaç kişinin ipiyle kuyuya inersiniz?” sorusunu yöneltiyoruz. Bugüne kadar “tüm ekibimle veya tüm çalışma arkadaşlarımın ipiyle kuyuya inerim” diyen kimseye rastlamadık. Şunu açıkça gözlemliyoruz kurumlar içinde herkes herkese tam olarak güvenmiyor. Bu durumda her birimizin üstüne önemli bir görev düşüyor. önce kendimizden yola çıkarak güven ilişkisi oluşturan yaklaşımları değerlendirmek ve öncelikle ekibimiz içersinde güveni yaratmanın yöntemlerini hayata geçirmek. Herkes birbirinden bekleyip kendini değerlendirmediği sürece güven duygusunun oluşmasını da bekleriz. User Review 18 votes
HIRSIZ KENDİNİ NASIL ELE VERİR? Günlük hayatta birçok insanla karşılaşırız. Bazılarıyla iletişim kurarken doğru söyleyip söylemediğini sorgulamayız. Ama bazılarında bizi huzursuz eden bir şeyler vardır ve beynimiz karşıdakini sorgulayıp, izlemeye başlar. Bu insanın doğasında vardır. Bunu birde bir güvenlik görevlisinin görevini kolaylaştıracak şeye nasıl dönüştürebiliriz diye sorgulayalım. Bir sitede, bir alışveriş merkezinde, bir iş merkezinde ya da herhangi başka bir yerde güvenlik görevlisi olabilirsiniz. Güvenliğini sağladığınız yere giriş yapan kişileri el dedektörü, metal kapı dedektörü veya x-ray cihazıyla güvenlik kontrolünden geçirebilirsiniz. Ama bunlarla yetinmeyip iyi bir gözlem de yapmalısınız. İyi bir güvenlik görevlisi algıları açık, iyi gözlem yapıp yorumlayan ve doğru kararlar verip müdahale eden bir yapıda olmalıdır. Standart kontrollerin yanında kişileri iyi incelemelidir. Peki görev yerinizde kontrol etmeniz gereken kişinin hırsız ya da zarar vermek niyetinde biri olduğunu nasıl anlarsınız? Görüntüsünden, giyim kuşamından diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü artık günümüzde hırsızlar ya da farklı niyetleri olan insanlar düzgün giyimli, düzgün görünümlü olabiliyor. Dış görünümden ziyade sözsüz iletişime yani mimik, jest ve vücut hareketlerine odaklanmalısınız. Vücut hareketleri ve mimikler gizli ve art niyetle yapılacak şeyleri ele verir. Mimikler bize yardımcı olabilir ama iyi yalan söyleyebilen biri mimiklerini kontrol altında tutabilir. Rahat, sakin ve doğal görünen biri tehlike oluşturmaz anlamına gelmez. Mimiklerde geçerli olan şeyi el ve ayaklar için söylemek mümkün değildir. Örneğin hırsızlığa niyetlenen kişi gireceği yerdeki güvenlik görevlisiyle iletişim kurarken, yüz ifadesine odaklanılacağını bildiği için mimiklerini kontrol edebilir. Hele ki usta bir yalancıysa niyetinin hırsızlık olduğunu anlamak neredeyse mümkün değildir. Ama konuşmaya odaklanıp kendini gizlemeye çalışan hırsızın el ve ayaklarına hakim olması daha zordur. Yani el ve ayaklar yalan söyleyemez. Daha ayrıntıya inersek, kontrol noktasında veya görev alanında kişiyle iletişim kurarken yalan söylediğini nasıl anlarsınız? Yalan söyleyen kişi gergindir ve ses tonu alçaktır, söyledikleri birbirini tutmayabilir ve kekeleyebilir. Ama bunları ustalıkla kontrol altında tutabilirde. Bunların yanında el, kol hareketlerine de bakmalısınız. Elini nereye koyacağını bilemez,burnunu, gözünü kaşır,yakasını düzeltir… ayakları istemdışı titreyebilir. Bu belirtiler size hırsızla ilgili çok iyi ipuçları verebilir. Ne yazık ki hayatımızda çok ustaca kendini kamufle edebilen hırsızlar vardır. Kendi kafasında kurduğu senaryoya kendini inandırıp hiç renk vermeyebilir. İşte bu yüzden iyi bir güvenlik görevlisi, güvenlik zafiyetine neden olmamak için tabiri yerindeyse gözlerini dört açıp, iyi gözlem yapmalı ve gözlemlediği kişilerde şüphelendiği bir durum olursa yetkileri dahilinde olaya müdahale etmelidir. İyi bir gözlem ve vücut dilini okuma becerisi hem günlük hayatta, hem de işinin başındaki güvenlik görevlisini işini kolaylaştırır.
Her insan kendini hep değersiz hissetmez hatta kendini değersiz hisseden insanların çoğu da kendilerini hep değersiz hissetmezler. Hatta daha da ileri giderek kendini değersiz hisseden insanlar bunu sadece ergenlikten oldukça sonra kişiliklerini sorgulamaya başladıklarında, kendilerinin kendileri olmadığını fark ettiklerinde hissederler. Bir süre sonra eğer biraz da çaba sarf ederlerse kendi 5-6 yaşlarındaki öz kişiliklerini bulur ve ilk anda afallarlar, karşılarında tanımadıkları bir ben vardır. Tanıdıkça seveceklerdir ama bir süre vücutlarında o sonradan oluşturdukları maske kişilikleri ve gerçek kişilikleriyle yaşayacaklardır. Bir süre sonra yine eğere çaba sarf ederlerse öz kişiliklerinin aslında yegane kişilikleri olduğunu fark eder ve onu tanımaya, tanıdıkça da sevmeye başlarlar. Değersizlik hissi de son bulur. Yaş olarak kadınlar 21-28 arası erkekler de 28-35 arası bu evreden geçerler. Sonuçta da kadının hayatının doruğu 28 erkeğinki ise 35 olur. Hayatın iniş ve çıkışları devam eder ama o yaşlardan sonra insan artık o iniş ve çıkışlara hazırlıklı olur... Atlatmanın yolu, kendinizi tanıyıp sevmeniz. Her ne kadar başta şaşırsanız da o zıpırı gördüğünüzde onu en çok sevebilecek kişi yine sizsiniz. Yani atlatmak mümkün, çok ciddiye almayın kendinizi, çok mükemmel, uzay feza falan olmak zorunda değilsiniz. Kendinizi olduğunuz gibi sevin ki başkalarını da sevebilesiniz, sonuçta ancak kendinizi çok severseniz sevginiz de taşar ve diğer insanlara da ulaşır, işte o zaman diğer insanlar da sizin onları sevmenizi beklemeden sizi severler. Değeriniz artmaz çünkü zaten değerlisiniz ama siz değerli olduğunuzu hissetmeye başlarsınız...Bu olguyu John Lennon Yesterday'de çok güzel işlemiş. Bu abi o zamanlar 25'miş ama o da bir düşünür sonuçta, biz normal ölümlülerden önce bu sonuçlara varması normal... Türkçe meali Yesterday, all my troubles seemed so far away Dün, sorunlarım çok uzak görünüyordu Now it look as though they're here to stay Şimdi kalmak için buradalarmış gibi görünüyor Oh, I believe in yesterday Oh, düne inanıyorum Suddenly, I'm not half the man I used to be Bİrdenbire, eskiden olduğum kişinin yarısı bile değilim There's a shadow hanging over me Üzerimde asılı kalan bir gölge var Oh, yesterday came suddenly Oh, dün aniden geldi Why she had to go I don't know, she wouldn't say Neden gitmek zorundaydı bilmiyorum, söylemedi I said something wrong, now I long for yesterday Yanlış bir şey söyledim, şimdi dünü iple çekiyorum Yesterday, love was such an easy game to play Dün, aşk oynaması çok kolay bir oyundu Now I need a place to hide away Şimdi saklanacak bir yere ihtiyacım var Oh, I believe in yesterday Oh, düne inanıyorum Why she had to go I don't know, she wouldn't say Neden gitmek zorundaydı bilmiyorum, söylemedi I said something wrong, now I long for yesterday Yanlış bir şey söyledim, şimdi dünü iple çekiyorum Yesterday, love was such an easy game to play Dün, aşk oynaması çok kolay bir oyundu Now I need a place to hide away Şimdi saklanacak bir yere ihtiyacım var Oh, I believe in yesterday Oh, düne inanıyorumHer şey daha güzel olacak. . .
insan kendine nasıl değer verir